“Pazartesi Başlayıp Salı Bozanlardan mısın? Kendine Yüklenmeden Değişimin Yolu”

Zararlı Alışkanlıklarla Vedalaşma Sanatı: Kendine Yüklenme, Harekete Geç

Selamlar! Kahveni, çayını aldıysan gel, biraz dertleşelim.

Bugün konumuz, o meşhur “Pazartesi günü kesin bırakıyorum” deyip de Salı akşamı kendimizi yine yaparken bulduğumuz şeyler: Zararlı alışkanlıklar.

İster gece geç saatte o buzdolabının önünde “sadece bir parça peynir” diye başlayıp tüm kahvaltılıkları yemek olsun, ister tırnak yemek, isterse de saatlerce sosyal medyada kaybolmak… Hepimizin “Bunu yapmamam lazım ama yapıyorum işte” dediği bir şeyler var.

Öncelikle derin bir nefes al. Yalnız değilsin. Ve en önemlisi: İradesiz değilsin. Sadece beynin, konfor alanını biraz fazla seviyor.

Neden Vazgeçemiyoruz?

Hiç düşündün mü, neden sağlıklı bir salata yemek için kendimizi zorluyoruz da, o çikolatayı yemek için saniyeler içinde karar veriyoruz?

Cevap basit: Ödül mekanizması.

Beynimiz tembeldir (bunu kötü anlamda söylemiyorum, enerji tasarrufu yapmayı sever). Bir davranışı tekrarladığında ve sonunda kısa vadeli bir haz (dopamin) aldığında, bunu “güvenli ve güzel” olarak kodlar. Sen streslendiğinde beynin hemen arşivden o dosyayı çıkarır: “Hey, geçen sefer stresliydin, tırnaklarını yedin ve bir anlığına rahatladın. Hadi yine yapalım!”

Yani savaştığın şey kendin değil, beyninin otomatik pilotu.

Peki, Bu Döngüyü Nasıl Kıracağız?

Biliyorum, “Bırak gitsin!” demek, “Üzülme geçer” demek kadar sinir bozucu olabiliyor. O yüzden sana süslü laflar yerine, gerçekten işe yarayan birkaç taktikten bahsedeceğim.

  1. Tetikleyicini Bul (Dedektifçilik Oyna)

Alışkanlıklar boşlukta oluşmaz. Onları başlatan bir “işaret fişeği” vardır.

  • Sigarayı ne zaman yakıyorsun? Streslenince mi, yemekten sonra mı, yoksa sadece ellerin boş kaldığında mı?
  • Telefonu eline ne zaman alıyorsun? Sıkıldığında mı, yalnız hissettiğinde mi?

Birkaç gün boyunca kendini gözlemle. O zararlı eylemi yapmadan hemen önce ne hissettiğini not al. Düşmanı tanımadan onu yenemezsin.

  1. Silmek Yok, Yerine Koymak Var

Beynindeki bir alışkanlığı “Delete” tuşuna basıp silemezsin. Onun yerine başka bir dosya kaydetmelisin.

  • Eski Alışkanlık:Streslenince tatlı yemek.
  • Yeni Plan:Streslenince 5 dakika yürüyüş yapmak veya bir bardak buzlu su içmek.

Boşluğu sağlıklı (veya en azından zararsız) bir şeyle doldurmazsan, eski alışkanlık o boşluğa geri sızar.

  1. “Ya Hep Ya Hiç” Deme

En büyük hatamız bu: “Bugün diyeti bozdum, o zaman batmış balık yan gider, tüm pizzayı yiyeyim.”

Hayır! Bir kere tökezlemen, yoldan çıktığın anlamına gelmez. Sadece bir taşa takıldın. Kalk, üstünü silkele ve yürümeye devam et. Mükemmel olmaya çalışma, istikrarlı olmaya çalış.

  1. Ortamı Düzenle

Eğer gece abur cubur yemek istemiyorsan, mutfak tezgahının üzerinde duran o kurabiyeleri dolabın en arkasına (ya da daha iyisi marketin rafına) gönder. İrade sınırlı bir kaynaktır; onu sürekli direnmek için harcama. Ortamı senin lehine çalışacak şekilde düzenle.

Son Söz: Kendine Nazik Ol

Bu bir maraton, 100 metre koşusu değil. Yıllardır süren bir alışkanlığı 3 günde değiştiremezsin. Kendine zaman tanı. Başardığın her küçük gün için kendini tebrik et.

Unutma, her gün %1 daha iyiye gitmek, yılın sonunda seni bambaşka bir insan yapar.

Senin kurtulmak istediğin o “baş belası” alışkanlık hangisi? Yorumlarda buluşalım, belki birbirimize destek oluruz.

Sevgiyle kal,

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top