İş Yerinde Görünmez Şiddet: Mobbing
“Abi yemin ediyorum robot zannediyorlar beni. Robot olsam şarjım biterdi, o bile yok.
Sabahın köründe gelmişim, daha ‘Günaydın’ demeden telsizden cızır cızır o ses: ‘Merve reyonun hali ne, dün akşam çıkarken düzeltmedin mi?’ Ya sabır… Düzelttim! Vallahi düzelttim, yemin billah düzelttim. Sırf bana gıcıklığına, ben çıktıktan sonra gidip dağıtmadıysa namerdim.
Bütün gün tepemde ya… Kamera odasına geçmiş, zumlaya zumlaya beni izliyor resmen. Hani hırsızı, ürün çalanı izlemez, beni izler. İki saniye belimi doğrultuyorum, hop telsiz: ‘Merve yaslanma, Merve müşteriyle ilgilen, Merve kat yap.’
Ulan müşteri mi var? Mağaza bomboş! Sinekle mi ilgileneyim? İçeri giren yok, adam gelmiş bana ‘Geçen senenin cirosunu tutturamıyoruz’ diye hesap soruyor. Sanki ekonomiyi ben yönetiyorum, sanki doları ben yükselttim. Kapıdan giren ‘Pahalı’ deyip çıkıyor, fırçasını ben yiyorum.
Bir de şu vardiya olayı… Yeminle mobbingin kitabını yazdı adam/kadın. Biliyor pazar günü yeğenimin doğum günü var, haftalar önce söyledim. Gitmiş inadına ‘Full’ yazmış bana pazara. Sordum, ‘İhtiyaç var, idare et’ diyor sırıtarak. Ama kendi kankalarına gelince ‘Aman canım sen erken çık’. Bana gelince ‘Kapanış senin’.
Geçen kasadayım, müşterinin yanında beni bozuyor. Neymiş, alarmı yanlış yere takmışım. Bunu söylemenin yolu ‘Beceriksizsin’ iması yapmak mı müşterinin önünde? Yerim dibine geçti ya. Kadın bana acıyarak baktı resmen.
Ayaklarımın altı yanıyor artık. Varis başlangıcı oldu, doktora gideceğim izin alamıyorum. Sırf bezdirmek için yapıyor, istifa edeyim de tazminat vermesin diye. En pis işleri bana veriyor; depoyu bana toplatır, en ağır kolileri bana taşıtır.
Ben bu kıyafeti katlıyorum ya şimdi… Hıncımdan jilet gibi katlıyorum. Keşke şu sinirimi, şu yorgunluğumu da böyle katlayıp bir kenara atabilsem. Çıkıp kapıyı çarpasım var ama işte… Ay sonu taksitler, kira… Mecbur yutkunup ‘Tamam müdür bey/hanım’ diyoruz. Ama nereye kadar…”
