YAPAY ZEKA 001

ypay

Son zamanlarda siz de fark ettiniz mi? Nereye başımızı çevirsek “Yapay Zeka” (AI) konuşuluyor. Eskiden sadece bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz, uçan arabalarla birlikte geleceğini sandığımız o “gelecek” sessiz sedasız geldi ve cebimize, bilgisayarımıza, hatta mutfağımıza kadar girdi.

Peki, ne hissediyoruz? Kafalar biraz karışık. Kimimiz “Oh be, sonunda şu sıkıcı işleri yapacak biri çıktı!” diye bayram ediyor, kimimiz de “Eyvah, Terminatör gerçek mi oluyor, işsiz mi kalacağız?” diye panik butonuna basıyor.

Aslında Olay Ne?

Dürüst olalım, yapay zeka şu anki haliyle ne dünyayı ele geçirecek bir canavar ne de her derdimize derman olacak bir sihirli değnek. O, süper yetenekli, bazen ağzı çok laf yapan ama hâlâ bizim yönlendirmemize muhtaç bir “asistan”.

Düşünsenize; saatlerce uğraşacağınız bir sunumu dakikalar içinde hazırlıyor, “Akşama ne pişirsem?” diye dolaba boş boş bakarken elindeki malzemelerle sana şef tabağı tarifi veriyor. Yabancı dil bilmesen bile dünyayla konuşturuyor. Yani aslında bize zaman kazandırıyor, hamallığı o yapıyor, yaratıcılık (şimdilik) bize kalıyor.

Korkmalı mıyız?

“İşimizi elimizden alacak mı?” sorusu en büyük korku. Tarihe bakınca görüyoruz ki, teknoloji geliştikçe bazı işler şekil değiştirmiş ama insan faktörü hep merkezde kalmış. Hesap makinesi icat edildi diye matematikçiler yok olmadı, sadece daha hızlı işlem yapmaya başladılar.

Yapay zeka da böyle. O, işimizi elimizden almaktan ziyade, iş yapış şeklimizi değiştirecek. Muhtemelen gelecekte “Yapay zeka kullananlar” ve “Kullanmayanlar” diye ikiye ayrılacağız. Yani korkmak yerine, onunla dans etmeyi öğrenmek en mantıklısı.

Sonuç Olarak…

Bu teknoloji, bisiklete binmek gibi. İlk başta düşebiliriz, garip gelebilir, “Bu ne ya?” diyebiliriz. Ama pedal çevirmeyi öğrendikten sonra gidebileceğimiz yolların sınırı yok.

Bence panik yapmaya gerek yok; ama “Bana ne canım teknolojiden” deme lüksümüz de kalmadı. O yüzden gelin, bu yeni “süper gücü” cebimize koyalım ve hayatımızı nasıl kolaylaştıracağına bakalım.

Sonuçta o ne kadar zeki olursa olsun, fişi hâlâ bizim elimizde… Şimdilik! 🙂

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top